empty — B1
Boşaltmak
Bir kabın, yerin veya alanın içindeki her şeyi dışarı çıkarmak ya da tahliye etmek.
She emptied her backpack onto the desk to find her lost keys.
Kayıp anahtarlarını bulmak için sırt çantasını masanın üzerine boşalttı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler