foreign — C1
Birine yabancı; bir şeyle bağdaşmayan
Foreign to yapısıyla bir kişinin alışkanlıklarına, deneyimine veya bir şeyin doğasına uymayan, ona yabancı kalan durumları anlatır.
The notion that colleagues should compete rather than cooperate was entirely foreign to her, having spent her career in a small, supportive team.
Meslektaşların işbirliği yapmak yerine rekabet etmesi gerektiği düşüncesi, kariyerini küçük ve destekleyici bir ekipte geçirmiş olan ona tamamen yabancıydı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler