feed — A2
Beslemek, yemek vermek (fiil)
Bir insana veya hayvana yiyecek vermek.
Please feed the cat before you leave for work.
İşe gitmeden önce lütfen kediyi besle.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: feed, inform, keep. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Beslemek, yemek vermek (fiil)
Bir insana veya hayvana yiyecek vermek.
Please feed the cat before you leave for work.
İşe gitmeden önce lütfen kediyi besle.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerBeslemek, körüklemek, desteklemek (fiil)
Bir duyguyu, düşünceyi veya durumu daha da güçlendirmek veya artırmak.
Spreading false rumors will only feed public anxiety during this delicate economic transition.
Asılsız dedikodular yaymak, bu hassas ekonomik geçiş sürecinde halkın endişesini yalnızca körükleyecektir.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerBiçimlendirmek, temelini oluşturmak, beslemek
Bir fikre, esere, kurama veya karara temel niteliğini, felsefesini veya ruhunu kazandırmak.
Traditional ethical values deeply inform the author's critical perspective on modern technological consumerism.
Geleneksel ahlaki değerler, yazarın modern teknolojik tüketimciliğe yönelik eleştirel bakış açısını derinden besleyip şekillendirir.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİşletmek; beslemek
Dükkân işletmek veya çiftlikte hayvan besleyip bakmak.
Her family keeps bees in the garden for fresh honey.
Ailesi taze bal için bahçede arı besliyor.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler