İngilizce karşılıklar: advertise, display. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Belli etmek; duyurmak (his, niyet)
Duygularını, düşüncelerini veya niyetlerini istemeden ya da açıkça başkalarına hissettirmek/göstermek.
You do not need to advertise your mistakes to the entire office.
Hatalarını bütün ofise ilan etmek zorunda değilsin.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerBelli etmek, dışa vurmak (tavır, yetenek veya duygu) (fiil)
Belirli bir yeteneği, hissi ya da kişilik özelliğini davranışlarıyla açıkça ortaya koymak.
Throughout the diplomatic negotiations, the ambassador displayed remarkable patience despite provocative remarks from opponents.
Diplomatik müzakereler boyunca büyükelçi, karşı taraftan gelen kışkırtıcı ifadelere rağmen kayda değer bir sabır sergiledi.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler