cut — A2
Kesinti yapmak, azaltmak
Miktarı, harcamayı veya fiyatı daha düşük bir seviyeye indirmek.
The supermarket decided to cut prices on fresh fruit.
Süpermarket taze meyve fiyatlarını indirmeye karar verdi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: cut, decrease. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Kesinti yapmak, azaltmak
Miktarı, harcamayı veya fiyatı daha düşük bir seviyeye indirmek.
The supermarket decided to cut prices on fresh fruit.
Süpermarket taze meyve fiyatlarını indirmeye karar verdi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerAzaltmak, düşürmek
Bir şeyin miktarını, seviyesini veya hızını bilerek ya da dolaylı olarak daha az hale getirmek.
The engineering team modified the turbine design to decrease overall fuel consumption without compromising the vehicle's long-distance driving performance.
Mühendislik ekibi, aracın uzun yol sürüş performansından ödün vermeksizin toplam yakıt tüketimini azaltmak amacıyla türbin tasarımını değiştirdi.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler