İngilizce karşılıklar: advantage, edge. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Avantaj, üstünlük, yarar
Bir durumu diğerlerinden daha iyi, kazançlı veya başarılı kılan olumlu özellik.
Living close to the office gives him a great advantage every morning.
Ofise yakın yaşamak ona her sabah büyük bir avantaj sağlar.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerÜstünlük, avantaj
Rakiplerine veya diğerlerine karşı sağlanan belirgin üstünlük ya da avantajlı durum.
Her fluency in three languages gave her a competitive edge over other applicants.
Üç dildeki akıcılığı, diğer adaylara karşı ona rekabetçi bir üstünlük sağladı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler