İngilizce karşılıklar: empty. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Anlamsız, samimiyetsiz, kuru
İçeriği veya samimiyeti olmayan; eyleme dönüşmeyen söz veya vaat.
His apologies felt like empty words without genuine remorse.
Özürleri, samimi bir pişmanlık barındırmayan boş sözler gibi hissettirdi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerRuhsal olarak boşlukta, anlamsız
Amaç, neşe veya doyum hissinden yoksun; içsel bir keder veya yalnızlık hissi taşıyan.
After her children left for university, the spacious family house felt profoundly empty.
Çocukları üniversite için ayrıldıktan sonra, geniş aile evi derinden bir boşluk hissi verdi.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler