aim — B1
Amaç; hedef (isim)
Ulaşılmak istenen nihai nokta veya niyet edilen şey.
Her primary aim is to speak English fluently by next year.
Onun temel amacı, gelecek yıla kadar akıcı İngilizce konuşmaktır.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: aim, ambition, end, goal, intention, meaning. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Amaç; hedef (isim)
Ulaşılmak istenen nihai nokta veya niyet edilen şey.
Her primary aim is to speak English fluently by next year.
Onun temel amacı, gelecek yıla kadar akıcı İngilizce konuşmaktır.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerHedef; amaç
Kişinin başarmayı umduğu belirli bir amaç veya hedef.
His ambition is to run his own business one day.
Hayali, bir gün kendi işini kurmaktır.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerAmaç; gaye (isim)
Ulaşılmak istenen nihai hedef ya da amaç.
They used every available resource to achieve their political end before the election.
Seçimden önce siyasi amaçlarına ulaşmak için ellerindeki tüm kaynakları kullandılar.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerHedef, amaç
Ulaşılmak istenen sonuç veya amaçlanan durum.
My main goal is to learn English well.
Temel amacım İngilizceyi iyi öğrenmektir.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerNiyet; amaç; maksat
Bir şeyi yapma veya başarma planı, kararı ya da zihinsel yönelimi.
I have no intention of leaving my current job until I find a better one.
Daha iyi bir iş bulana kadar şu anki işimden ayrılmaya hiç niyetim yok.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerAmaç, niyet
Bir konuşmanın, davranışın veya durumun arkasındaki temel niyet veya maksat.
I did not understand the real meaning of his words.
Onun sözlerinin gerçek amacını anlamadım.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler