area — A1
Alan, bölge
Belirli bir yerin veya yüzeyin bir kısmı; çevresi belirli bir yer.
We live in a quiet area.
Sakin bir bölgede yaşıyoruz.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: area, extent, field. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Alan, bölge
Belirli bir yerin veya yüzeyin bir kısmı; çevresi belirli bir yer.
We live in a quiet area.
Sakin bir bölgede yaşıyoruz.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerGenişlik; yüz ölçümü; alan
Fiziksel bir alanın ya da arazinin kapladığı toplam büyüklük, sınır veya yayılım.
Aerial surveillance finally documented the vast extent of forest land destroyed by the unprecedented wildfire.
Havadan yapılan gözetleme, benzeri görülmemiş orman yangınında yok olan orman arazisinin muazzam genişliğini nihayet belgeledi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerAlan, uzmanlık dalı, çalışma sahası (isim)
Belirli bir bilim dalı, meslek ya da akademik çalışma alanı.
She decided to pursue a successful career in the field of modern biotechnology.
Modern biyoteknoloji alanında başarılı bir kariyer sürdürmeye karar verdi.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler