hole — B1
açık yer; boşluk (mecazi)
Bir planda, sistemde veya argümanda bulunan zayıf nokta ya da eksiklik.
The lawyer found several holes in the prosecution's argument.
Avukat, savcılığın argümanında birkaç zayıf nokta buldu.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler