excuse vs forgive: Aralarındaki Fark

forgive ile excuse karşılaştırması

Küçük, önemsiz sosyal hatalarda kullanılır; duygusal derinlik taşımaz.

Karşılaştırılan kullanım: excuse — mazur görmek

forgive sözlük maddesi

excuse: Anlam ve Örnek

Mazeret; gerekçe; bahane — B2

Bir kusuru, gecikmeyi veya yapılmayan görevi açıklamaya ya da haklı göstermeye yarayan gerekçe.

Heavy traffic is no longer an acceptable excuse for being late to our morning meetings.

Yoğun trafik, sabah toplantılarımıza geç kalmak için artık kabul edilebilir bir mazeret değildir.

Tüm anlamlar ve kullanımlar

forgive: Anlam ve Örnek

Affetmek, bağışlamak — B2

Birine yaptığı yanlış yüzünden duyulan kızgınlığı bırakmak; bir hatayı bağışlamak.

Although her brother had broken his promise, she eventually forgave him and invited him to dinner again.

Ağabeyi sözünü tutmamış olsa da sonunda onu affetti ve yeniden akşam yemeğine davet etti.

Tüm anlamlar ve kullanımlar