depressed ile depressing karşılaştırması
-ed hisseden kişi; -ing hissettiren durum/olay. Karıştırılır.
Karşılaştırılan kullanım: depressing — iç karartıcı
depressed sözlük maddesi-ed hisseden kişi; -ing hissettiren durum/olay. Karıştırılır.
Karşılaştırılan kullanım: depressing — iç karartıcı
depressed sözlük maddesiBunalımlı, morali bozuk, depresyonda — B2
Ruhsal olarak derin bir üzüntü, umutsuzluk ve isteksizlik içinde olan (tıbbi veya duygusal durum).
She felt deeply depressed after losing her job and isolating herself from close friends.
İşini kaybettikten ve kendisini yakın arkadaşlarından soyutladıktan sonra derin bir bunalım hissetti.
Tüm anlamlar ve kullanımlarKasvetli, moral bozucu, iç karartıcı — B2
İnsanda üzüntü, keder veya umutsuzluk hissi uyandıran durum, yer ya da olay.
Walking through the abandoned industrial complex was a depressing experience on a cloudy afternoon.
Terk edilmiş sanayi sitesinde yürümek, bulutlu bir öğleden sonrasında iç karartıcı bir deneyimdi.
Tüm anlamlar ve kullanımlar