bubble ile drop karşılaştırması
Drop sıvının kendisi; bubble içi hava veya gaz dolu sıvı/küre
Karşılaştırılan kullanım: drop — damla
bubble sözlük maddesiDrop sıvının kendisi; bubble içi hava veya gaz dolu sıvı/küre
Karşılaştırılan kullanım: drop — damla
bubble sözlük maddesiBaloncuk; kabarcık — B1
İçi hava veya gazla dolu, sıvı veya katı maddeden oluşan ince küre.
The excited children were happily blowing colourful soap bubbles in the sunny garden.
Heyecanlı çocuklar güneşli bahçede neşeyle renkli sabun köpüğü baloncukları üflüyordu.
Tüm anlamlar ve kullanımlarDüşürmek; düşmek — A2
Bir nesneyi kaza veya kasıtla elden ya da bulunduğu yerden aşağı bırakmak veya aşağı inmesine neden olmak.
Be careful not to drop that heavy plate.
O ağır tabağı düşürmemeye dikkat et.
Tüm anlamlar ve kullanımlar